“Cool” Sigortacılık

Bazı İngilizce kelimelerin Türkçe’de tam karşılığını bulmak zor. Bir kelime bir çok şey ifade edebiliyor.

Yeni neslin son dönemlerde çok sık kullandığı “cool olmak” kavramı da onlardan birisi. Kullanım yerine göre farklı anlamlar taşıyabilmekle birlikte, “cool olmak” demek tarz sahibi olmak, trend olmak, sıradışı olmak anlamında kullanılıyor.

“Cool olmak” ile kastedilen zenginlik, lüks, şöhret, büyüklük kesinlikle değil. Bu kavramın, daha derin, daha gizemli bir anlamı var. Zengin bir kişi olmanız, en pahalı kıyafetleri giymeniz ya da en karlı şirket olmanız, pazar payında lider olmanız “cool” olmanızı sağlamıyor.

Yeni nesil için “cool” olan kişiler, markalar, ürünler ve şirketler birer ilgi odağı, cazibe merkezi konumunda.

***

Peki “cool olmak” ve sigortacılık ne kadar bağdaşıyor?

Türkiye’de sigortacılığın beklenen patlamayı yapması ve tabana yayılması için, gençlere sigortacılığı anlatmak, sevdirmek ve alıştırmak gerekiyor.

Sektör olarak ana hedefimiz, toplumun genelinde sigorta kavramının anlamı, fonksiyonu, faydası ve değeri konusunda farkındalık yaratmak, güven ortamını sağlamak ve sigorta konseptini toplumsal yaşamın içerisine entegre etmek.

Bence, mevcut jenerasyon için bu şansı kaybettik. Artık hedefimiz yeni nesil olmalı.

Onların ilgisini çekmenin, beğenisini kazanmanın, sahiplenmesini sağlamanın yolu da cool olmaktan geçiyor.

Geleceği düşünen tüm sektörlerin ve şirketlerin bu konuya kafa yorması şart.

Yeni neslin sigortacılığı cool bulmasının yolu nedir? Cool bir sigorta şirketi ne ifade ediyor?

Bu soruların yanıtlarını bulmak elbette kolay değil. Ama arayış içinde olmazsak, merak etmezsek, bunlara kafa yormazsak, yanıtlara ulaşma şansımız zaten hiç yok.

***

Cool olmak için, farklı bir tarz ortaya koyabilmek, özgün olabilmek, yenilikçi, yaratıcı, trend belirleyici olabilmek, paradigmaları değiştirmeyi başarmak veya en azından buna cesaret etmek gerekiyor.

Bunun yolu, dağıtım kanalında, ürün yapısında, marka vaadinde, iletişim stratejisinde farklı yaklaşımlar ortaya koymaktan, teknolojiyi ve sosyal medyayı etkin kullanmaktan geçiyor. Belki de en önemlisi, “lifestyle” olarak tabir edilen alanda, yeni neslin günlük hayatına entegre olacak, onların günlük yaşamlarına dokunacak ve fayda yaratacak çözümler üretebilmek.

Bunun için öncelikle, geleneksel yaklaşımın dışına çıkabilme cesareti olmalı. Sonrasında doğru çözümleri üretecek yaratıcılığa sahip olunmalı. O da yeterli değil, bu çözümleri başarılı bir şekilde uygulayacak tutku ve enerji olmalı. Sadece ürün, hizmet ve operasyonel süreçler değil, kurum kültürü, değerler, çalışan profili ve genel anlamıyla şirket iklimi açısından da “cool” bir yapıyı yaratabilmek gerekiyor. En önemlisi de, tüm bunları dijital çağın koşullarına uygun bir platformda erişilebilir kılmak.

Özetle, işin özünün cesaret, yaratıcılık ve liderliğe dayalı, çok boyutlu bir tasarım konusu olduğunu düşünüyorum. Bir çok puzzle parçasının bir araya gelip, ortaya “cool” bir resim çıkarması gerekiyor.

İşin tuhaf taraflarından birisi de, cool olma hevesiyle yapmacık şeylere kalkıştığınızda, sıradan ve bayağı olma durumuna düşmenizin kaçınılmaz olması.

***

Bu yönde fikir beyan edildiğinde, genellikle alınan ilk tepki, cool olmak ve sigorta kavramlarının birbirinden çok uzak olduğu ve sigorta sektörünün bunu başarmasının mümkün olmadığı yönünde.

Bu anlayışla yola çıktığınızda, cool olmayı başarmak zaten mümkün değil.

Peki acaba gerçekten öyle mi?

Dünya genelinde, farklı ülkelerde dikkat çeken örnekler hiç yok mu?

Bu yönde kafa yormaya başlayınca, araştırınca karşınıza güzel örnekler çıkıyor.

Kimler mi? O da önümüzdeki yazılara…

 

Copyright © 2015 · Okan Utkueri

www.okanutkueri.com sayfalarında yayınlanan tüm içerik hakları Okan Utkueri’ye aittir.

 

Not : “Cool” Sigortacılık başlıklı yazım, Sigortacı Gazetesi’nin Nisan 2015 sayısında da yayınlanmıştır.